Skip to content Skip to sidebar Skip to footer

Boşanma Sürecinde Çocukla Nasıl Konuşulur?

Boşanma, çiftler için olduğu kadar çocuklar için de derin duygusal etkiler yaratabilen önemli bir yaşam olayıdır. Anne ve babanın ayrılık kararı, çocuğun güven duygusunu, dünyaya bakışını ve duygusal gelişimini doğrudan etkileyebilir. Bu sürecin çocuğa nasıl aktarıldığı, verilen tepkilere nasıl yanıt verildiği ve yeni düzene nasıl hazırlandığı, çocuğun psikolojik sağlığı açısından kritik öneme sahiptir. 

Pedagog bakış açısıyla hazırlanmış bu içerikte, boşanma sürecinde çocukla sağlıklı bir iletişim kurmanın yollarını, duygusal destek yöntemlerini ve Piandpi Ali Akbulut’un danışmanlık sürecinde benimsediği yaklaşımı tüm detaylarıyla ele alacağız.

Dikkatinizi Çekebilir: Konya Pedagog

Boşanma Çocuklar Üzerinde Nasıl Bir Etki Yaratır?

Boşanma süreci, çocukların duygusal dünyasında belirsizlik, kaygı ve suçluluk gibi yoğun duyguları tetikleyebilir. Özellikle küçük yaşlardaki çocuklar, anne ve babanın ayrılmasını kendi hatalarıyla ilişkilendirme eğiliminde olabilirler. Bu durum, özgüven kaybı ve içe kapanma gibi davranışsal tepkilerle kendini gösterebilir. Ergenlik dönemindeki çocuklarda ise öfke, isyan ya da okul başarısında düşüş gibi belirtiler ortaya çıkabilir.

Çocuklar için en zorlayıcı olan unsur, rutinlerinin bozulması ve güven ortamının sarsılmasıdır. Aile içindeki denge değiştiğinde, çocuk yeni yaşam düzenine uyum sağlamakta zorlanabilir. Bu süreçte ebeveynlerin ayrılığı olabildiğince sağlıklı bir iletişimle yönetmesi; çocuğun duygularının fark edilmesi ve ifade etmesine alan tanınması oldukça önemlidir.

Boşanma Kararı Çocuğa Nasıl Açıklanmalı?

Boşanma kararını çocuğa açıklamak, sürecin en hassas ve belirleyici adımlarından biridir. Bu açıklama, çocuğun yaşına, gelişim düzeyine ve duygusal kapasitesine uygun bir dille yapılmalıdır. Ebeveynlerin birlikte, sakin bir şekilde konuşması ve kararı ortak aldıklarını vurgulamaları, çocuğa güven verir. Suçlayıcı, çatışmalı ya da belirsiz açıklamalardan mutlaka kaçınılmalıdır.

bosanma surecinde cocuk

Çocuğa, anne ve babanın artık evli olmayacağını ancak onunla olan bağlarının değişmeyeceği açıkça anlatılmalıdır. “Seni her zaman seveceğiz, ikimiz de senin hayatında olmaya devam edeceğiz.” gibi cümleler, çocuğun terk edilme ya da sevilmeme korkularını azaltır. Ayrıca, çocuğun duygularını ifade etmesine izin vermek ve sorduğu sorulara dürüst ama yaşına uygun yanıtlar vermek önemlidir.

Çocuğun Sorularına Nasıl Yanıt Verilmeli

Boşanma süreciyle karşılaşan çocuklar, anlamlandıramadıkları bu yeni duruma dair birçok soru sorabilir. “Benim yüzümden mi boşanıyorsunuz?”, “Kimle kalacağım?”, “Diğer ebeveynimi ne zaman göreceğim?” gibi sorular, çocuğun iç dünyasında oluşan belirsizlikleri yansıtabilir. Bu noktada, çocuğun sorularını geçiştirmeden, açık, dürüst ve yaşına uygun bir dille yanıtlamak önemlidir.

Ebeveynler, sorular karşısında duygusal değil, yapıcı bir tavır sergilemelidir. Cevaplarda “Bu senin suçun değil” gibi net ifadeler kullanılmalı, çocuk asla taraf tutmak zorunda bırakılmamalıdır. Her cevabın amacı; çocuğun güven duygusunu korumak, aidiyet hissini pekiştirmek ve süreci sağlıklı bir şekilde anlamlandırmasını desteklemek olmalıdır.

Pedagog Yaklaşımıyla Çocuğa Duygusal Destek

Boşanma sürecinde çocuklar, duygusal olarak yalnız, kaygılı veya öfkeli hissedebilir. Bu duyguların bastırılması yerine sağlıklı bir şekilde ifade edilmesine alan tanımak gerekir. Pedagoglar, çocuğun yaşına, gelişim düzeyine ve karakter özelliklerine uygun yaklaşımlar geliştirerek, çocuğun duygusal ihtiyaçlarını anlamlandırmasına ve bu ihtiyaçlara sağlıklı yanıtlar bulmasına yardımcı olurlar.

Pedagog desteğiyle yürütülen süreçte; oyun terapisi, resim yorumlama, hikâye anlatımı gibi yöntemlerle çocuk, yaşadığı duyguları fark eder ve güvenli bir ortamda bunları ifade etmeyi öğrenir. Bu da çocuğun, boşanma gibi büyük bir yaşam olayını içselleştirerek aşmasını ve sağlıklı bir benlik gelişimi sürdürmesini sağlar. Ayrıca, ebeveynler de bu süreçte pedagojik danışmanlık alarak çocukla doğru iletişim kurma becerilerini geliştirebilir.

Ortak Velayet, Yeni Ev ve Yeni Düzen: Çocuğa Nasıl Hazırlık Yapılmalı?

Boşanma sonrasında çocuklar için en zorlayıcı süreçlerden biri de yeni düzene uyum sağlamaktır. Ortak velayet durumunda iki ev arasında geçiş yapmak, yeni bir evde yaşamak ya da ebeveynlerinden birinin hayatına yeni bireylerin dahil olması, çocuk açısından duygusal karmaşaya yol açabilir. Bu noktada önemli olan, değişen düzenin çocuğa ani ve belirsiz bir şekilde sunulmamasıdır.

Pedagoglar, çocuğa bu yeni düzenin kademeli olarak ve açıklayıcı bir dille aktarılmasını önerir. Örneğin, çocuğa yeni evin nasıl bir yer olduğu, hangi günlerde hangi ebeveynle olacağı gibi detayların açıkça anlatılması; çocuğun kontrol hissini korumasına yardımcı olur. Ayrıca çocuğun eşyalarının her iki evde de kendine ait bir alanı olması, aidiyet duygusunu pekiştirir.

Ebeveynler, ortak velayet uygulamasında tutarlı ve işbirlikçi davranmalı, çocuğun duygusal ihtiyaçlarını merkeze alan bir iletişim dili kurmalıdır. Böylece çocuk, iki ayrı evde de güvende ve sevildiğini hisseder.

Piandpi Psikolojik Danışmanlık ile Boşanma Sürecine Duygusal Destek

Boşanma süreci, hem ebeveynler hem de çocuklar için duygusal olarak yıpratıcı olabilir. Bu süreçte profesyonel destek almak, ailenin tüm bireylerinin sağlıklı bir geçiş dönemi yaşamasına katkı sağlar. Piandpi Psikolojik Danışmanlık, boşanma sürecinde ailelere ve çocuklara özel olarak yapılandırılmış psikolojik destek programları sunar.

Çocukların yaşına, gelişim düzeyine ve yaşadıkları duygusal tepkilere uygun şekilde rehberlik sağlanır. Pedagoglar ve uzman psikologlar, çocuğun duygusal ihtiyaçlarını anlamaya yönelik seanslarla, onun kaygılarını ifade edebilmesine ve yeni düzene uyum sağlayabilmesine yardımcı olur. Aynı zamanda ebeveynlere de, çocuklarıyla sağlıklı bir iletişim kurmaları ve doğru yaklaşım sergilemeleri konusunda rehberlik edilir.

Piandpi’de uygulanan danışmanlık süreci, yalnızca sorunları çözmeyi değil, aile bireyleri arasında sürdürülebilir bir güven ilişkisi kurmayı da amaçlar. Böylece boşanma, çocuğun dünyasında bir travma olmaktan çıkıp, sağlıklı bir yeniden yapılanma sürecine dönüşebilir.